250. sayı

Halkın Sesi 251. Sayı “Halk diz çökmüyor, Saray’ın düzeni dikiş tutmuyor” manşetiyle çıktı

“Yeni faşist harmanlanma” başlıklı yazısı ile Ferda Koç, “Sendikalı işçi sayısı artmış, ya örgütlü işçi sayısı?” başlıklı yazısı ile Erdoğan Demir, “Bu Diyarbakır’ın göğündeki kuş sesleri değil bomba” başlıklı yazısı ile Tuğçe Özçelik gazetemizin bu sayısında köşe yazılarıyla yer alıyor.

2. sayfada, “Eşitlik, özgürlük ve barış cephesi açmak için göreve!” başlığı ile Yol yazısı var.

Gündem sayfalarında (3, 4 ve 5. sayfalar);
“Erdoğan’dan umudu olan var mı?” başlıklı yazıda Erdoğan’ın Suriye yenilgisinin ve Kürtlerle savaşta yaşanan çıkmazın ardından başkanlık için çalışmaların başlayacağı sırada AKP içindeki çatlakların açığa çıkması değerlendiriliyor.

Saray iktidarının Kürt coğrafyasında “Master Plan” adıyla sürdürdüğü savaşın toplumsal meşruiyetini sağlayamaması ve Cizre’de “vahşet bodrumu”nda yaşananlarla savaşın gerçekliği ile ilgili, “Savaş planları ‘vahşet bodrumu’yla çöktü” başlıklı yazı yer alıyor.

“Mültecilerin canı AB ile pazarlık masasında” başlıklı yazıda, Suriye sahasında sıkışan Saray’ın Rusya ve Şam yönetimi karşısında kendi tetiklediği savaştan kaçan sığınmacıları yeniden koz olarak kullanması değerlendiriliyor.

5 Deniz sayfalarında (6 ve 7. sayfalar);
Cenevre-3’te ilk turda yaşanan temsil krizi, ABD ve Rusya’nın bölgesel müttefikleriyle çelişen hesapları ve buna karşılık Suriye ordusu ile Kürtlerin AKP-Suud eksenindeki cihatçıları ezmesinin Cenevre’nin geleceğini sahadaki güçlerin belirleyeceğini göstermesi tartışılıyor.

Dünya sayfasında, “Bir bahar denemesi yeniden!” başlığı ile emperyalizm, neoliberalizm ve siyasal İslam’ın krizlerinin kavşak noktasında patlak veren Arap Baharı’nın ardından bu üç kriz dinamiğinin hala var olması karşısında örgütlü ve sürekli olan halk hareketinin yeni bir isyan dalgasını tetiklediği Tunus yer alıyor.

Kibele sayfasında, Bağdat Caddesi’nde bir kadının tecavüze uğramasıyla eril zihniyetin tecavüze gerekçe bulma çabası karşısında kadınların yaşamını savunuşu, “Ne olursak olalım, tecavüz edemezsin” başlıklı yazıda ve Mor Patika’da Çinli feminist ve devrimci bir lider olan Qiu Jin yer alıyor.

Sermaye sayfasında, AKP’nin sermayeden ve savaştan yana olan 2016 bütçesi değerlendiriliyor.

Emek sayfasında ise, AKP iktidarının kadının emeğine yönelik saldırı programını içeren torba yasa değerlendiriliyor.

12. sayfamızda, 2016 ile gelen zamlar karşısında halkın geçim sıkıntısı, yoksulluğun derinleşmesi, “AKP’nin üstünü örtemediği gerçek: Ekmek konamayan sofralar” başlıklı yazıda yer alıyor.

Kent-Doğa sayfasında, pahalı ve niteliksiz ulaşımın yanında ulaşıma yapılan zamlar ve buna karşı halkın tepkisi yer alıyor.

14. ve 15. sayfalarımızda, DİSK Genel Kurulu’na giderken emeğin hakları mücadelesinin yeni dönemini tartıştığımız, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu ile yaptığımız görüşme yer alıyor.

16. sayfamızda ise, MEB’in seçmeli din derslerinin öğrencilere seçtirilmesi için başlattığı seferberlik, Kürt coğrafyasında eğitim hakkı elinden alınan öğrenciler ve “Eğitiminiz de savaşınız da öldürüyor” diyen liseliler yer alıyor.

Halkın Mühendisleri sayfasında, AKP’li bürokratların yönettiği EPDK’nin elektriğe yapılan zamları gizleme çabası ve elektriğe yapılan gerçek zam oranları yer alıyor.

18. sayfamızda, savaşın ve endüstriyel futbolun karşısında, “Başka bir futbol mümkün” diyen Amedspor ve taraftarları yer alıyor.

Atölye sayfamızda, tarihten günümüze faşizme karşı işçi sınıfı hareketinin direnişi tartışılıyor: “Başkaldıran kalabalıkların üretkenliği hiçbir mazerete yer bırakmaz”

Tarih sayfamızda, 1917 Sovyet devrimi yer alıyor.

Bir Kitap Bir Film sayfasında, Türkçe’ye “Diren” olarak çevrilen “Suffragette” filminin eleştirisi yapılıyor.

Hukuk sayfasında, AKP faşizmine karşı yasal haklarımız yer alıyor.

Forum sayfasında ise, “Neden kendi eğitim ağlarımızı örmeyelim?” başlıklı yazı ile Batıkent Eğitim Hakkı Meclisi’nin deneyimi yer alıyor.

26 ve 27. sayfalarımızda “Sokağın Sesi” yer alıyor.

Arka kapağımızda ise, ülkenin çeşitli illerinden “Ölümden değil yaşamdan yanayız” diyerek yola çıkan kadınların Diyarbakır’daki büyük buluşması, “Fırat’ın batısından Diyarbakır’a yolculuk: Abluka altında kadın kucaklaşması” başlıklı yazıda yer alıyor.

  • Halkın Sesi sayı 250