269. sayı

Halkın Sesi 269. Sayı “Savaş ittifakı başkanlık yolunda durdurmak solun elinde” manşetiyle çıktı.

2. Sayfada “Diktatöre bir zafer lazım o da hemen lazım” başlığı ile YOL yazısı bulunuyor.
3. Sayfada Ali Ergin Demirhan “Başkanlık için savaş ittifakı” başlıklı yazısında Kürt savaşı ve başkanlık konusunda el sıkışan Erdoğan-Bahçeli ortaklığı ele alıyor.
4. Sayfada faşistler tarafından saldırıya uğrayan Samsun Halkevi’nin faşizme karşı eylemi ile Ferda Koç’un “Yıkıcı yalnızlık” başlıklı yazısı bulunuyor.
5. Sayfada son dönemde Rusya-Türkiye yakınlaşmasına dair ilişkilerinin aslı “Putin’in niyeti ciddi mi yoksa Erdoğan’ı oyalıyor mu?” başlıklı yazıda değerlendiriliyor.
6. ve 7. Sayfada ise 5Deniz sayfaları bulunuyor. Musul operasyonuna dahil olabilmek ve “masada” kalabilmek adına varını yoğunu ortaya koyan Erdoğan’ın Musul yenilgisi ele alınıyor. Yazı devam eden Musul operasyonunun Halep bağlantısına ve emperyalistler arası rekabete odaklanıyor.
8. Sayfada Ankara’da valilik kararı ile yasaklanmaya çalışılan aşure dağıtımına karşı kaynayan aşure kazanları ‘Ey vali, aşure kazanları yıllardır direnişle kaynamıyor mu!” başlıklı yazı ile ele alınıyor.
9. Sayfada ise genişleyen Kürt savaşı “Eller tetikte gözler güneyde” başlıklı yazı ile değerlendiriliyor.
Kibele sayfasında yaşamın her alanında yer alan Antakyalı kadınların hayatları “Yapamayacağım iş yok!” başlıklı yazıda anlatılıyor.
11. Sayfada “Nerede o devlet denilen herif!” başlığıyla MOR PUSULA yazısı bulunuyor.
Orta sayfada ise 10 Ekim Ankara Katliamı’nın yıldönümünde gerçekleşen eylemler ve anmalar bulunuyor. Samut Karabulut’un “10 Ekim 2016 dersleri” başlıklı köşe yazısı yıldönümünde 10 Ekim eylemleri ve toplumsal muhalefetin durumu değerlendiriliyor.
Emek sayfalarında; basın kurumları kapatılması ve bu kurumlarda çalışan basın emekçilerinin durumu ve KHK’lerle açığa alınan kamu emekçileri için sokağa çıkan KESK’in direnişi “İşimize, geleceğimize sahip çıkıyoruz; bu saldırıyı da püskürteceğiz” başlıklı yazı ile anlatılıyor.
Kent&Doğa sayfasında; Bartın halkının termik santrale karşı direnişi anlatılıyor.
Sermaye sayfasında; açıklanan 2017-2019 orta vadeli program “Sermayeye her türlü teşvik var, taşerona kadro yine yok” başlıklı yazı ile değerlendiriliyor.
Hukuk sayfasında; Ankara’da gerçekleşen Baro seçimleri öncesi “Biz varız” sloganı ile aday olan Özgürlükçü Çağdaş Avukatlar’ın nasıl bir baro istediklerini Av. Sevinç Hocaoğulları anlatıyor.
19. Sayfada Polonya ve Arjantin’de gerçekleşen kadın isyanları ve işgalci İsrail’e karşı Gazze’ye yola çıkan kadınların mücadelesi anlatılıyor.
20 sayfada İTÜ Öğrenci Kolektifi üyesi Eda Güven’in “Saray’daki hesap kampüste tutmaz” başlıklı yazısı bulunuyor.
Tarih sayfasında; “Yaşasın hürriyet! Kahrolsun istibdad!” başlıklı yazıda bugünlerde çokça gündeme gelen 2. Abdülhamit ve icraatları ile ilgili bir değerlendirme bulunuyor.
Sokağın Sesi sayfalarında ise; liselilerin proje okul direnişleri ve İzmir’de dağıtımı engellenmeye çalışılan Halkın Sesi gazetesinin nasıl dayanışma ile dağıtıldığı anlatılıyor.

Arka kapakta, Kartal’da Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katılımı ile gerçekleşen İslam Sempozyumu’na karşı yapılan Halkevcilerin eylemine yer veriliyor.

  • Halkın Sesi sayı 269